Ambulans acı acı siren çalıyordu. 21 Ocak günü sabah saatlerinde kalp krizi geçirmişti. Beykoz devlet hastanesi'nde yapılan müdahale sonuç vermemiş Amerikan hastanesi'ne sevk edilemek üzere helikopter hazırlanmıştı. Burada da müdahale yapıldıktan sonra başhekim kameraların karşısına geçti:
"Tüm müdahalelere rağmen Sayın Mustafa Koç'u kaybettik."
Olmamıştı. Kendi hastanesine Kendi helikopter ile yetiştirilememişti.8 milyar dolarlık servet geçersiz hâle gelmişti.
Ülkenin en zengin iş adamı olmak kalp krizinin önüne geçememişti.
Oysaki sağlık herkese eşit dağıtılmıştı. Parayla hayatımızı devam ettiriyoruz bu doğru onun da ötesinde bir kazancımız vardı "sağlık"
Sizler zaman zaman oturup sağlığımız nereye gidiyor diye düşünüyor musunuz?
Günümüzde korku, stres, anksiyete ve depresyon insanları obeziteye ve fazla tüketime yönlendiriyor bu da kalp krizine, şeker hastalığına, felce neden oluyor.
Ne yazık ki çok büyük bir kesim sağlıksız bir hayatın tam ortasında.
Eskiden domates salatalık kokarmış, büyüklerimiz öyle söylüyor.
Günlük hayatta tükettiğimiz besinlerin değerlerini ölçüldüğünde tablo çok korkunç.
Görsel incelediğinde 2002 yılında yapılan çalışmalar böyleyse sizce bu yıl ne olmuştur bu değerler?
Vücudumuz aslında mükemmel bir mekanizma kendi kendini onarabiliyor, temizleyip yenileyebiliyor. Ancak biz vücudumuzu o kadar yıpratıyoruz ki -fastfood tarzı besinler başta olmak üzere tükettiğimiz hazır yiyecekler katkı maddeleri-
bu harika sistemi çökertmeyi zor da olsa başarabiliyoruz. Peki hastalandıktan sonra sağlığı tekrar kazanmak mı? Orayı hiç sormayın!
İki haftadır sürekli canınızı sıktığımın farkındayım. Geçen hafta finansal problemleri konuştuk bu hafta sağlık problemlerini.Şundan emin olun ki ben çözümün bir parçasıyım haftaya da bir problem konuşup sonrasında çözümlere geçeceğiz. Tabi sizler de yorumlar yaparak bana düşüncelerinizi iletebilirsiniz. Haftaya cuma günü görüşmek üzere sağlıcakla kalın!
Ahmet Sever
Girişimci

Yorumlar
Yorum Gönder