Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Pijamalı Kız

Evet bu aralar başlıktaki kız tam olarak benim. Yeni mezun bir işsiz olarak hayatım biraz zor ve sıkıcı geçiyor açıkcası. Yeni mezun olacak arkadaşları korkutmak istemem ama onca yıl okul okumaya alışmışken birden hayatından en büyük uğraşının çıkarılması insanı biraz üzüyor. Başta okulunun bitmesi fikri çok harika görünsede realitede maalesef öyle bir durum yok. Ama tabi ki tüm bunlara rağmen boş oturuyor gibi algılamayın. Peki napıyorum mesela alese girdim inşallah eylülde kendimi herhangi bir üniversiteye kabul ettirebilirsem yüksek lisansa başlıyacağım; ama o zamana kadar bir işte çalışmak istedim  tabi ki kendime göre bir iş bulamadım. Bu yüzden evdeyim bol bol sıkılmalı günler geçiriyorum. Amacım sizi sıkmak veya korkutmak değil aksine yeni mezun olacak arkadaşlar benim düştüğüm hataya düşmeyin demek. Tavsiyem daha okulunuzun bitmesine en az 5 6 ay varken mezun olduktan sonra ne yapmak istediğinize bir an önce karar vermeniz ve bu kararınıza körü körüne bağlanmamanız gerekiyo...
En son yayınlar

DAHİ DELİ

S elam.. Bugün size biraz Dali'den bahsetmek istiyorum. Ben resimle biraz geç tanışmış 18 yaşından sonra çok azda olsa çizim yeteneğim olduğunu keşfetmiş biriyim (bu mütevazilik değil gerçekten çok az sadece basit şeyleri bakarak çizebiliyorum neyse.) Doğal olarak Salvador Dali'yi de geç keşfettim onun adını,eserlerini,tuhaflıklarını daha önce duymuştum ama,ona olan hayranlığım üniversitemin duvarlarında onun "Kuğular ve Filler" adlı eserini gördükten sonra başladı.          Resme gerçekten hayran kaldım. Ve bu resimden sonra değerli Dahi Deli'yi biraz daha yakından tanımak istedim. Araştırmaya başladığımda en garibime giden özelliklerini sizinlede paylaşayım. Bir zamanlar bir karınca yiyen beslemesi. Uyku ile uyanıklık arasında yaşıyordu.  Uykuya dalar dalmaz hemen uyanabileceği bir düzenek hazırlamıştı.  Yattığı zaman elinde içinde anahtar bulunan küçük bir kase tutuyordu.  Uykuya dalar dalmaz kolu düşünce anahtar d...

OSMANLI EFSANESİ: VAMPİR YENİÇERİLER

Normalde tarihe pek ilgim yoktur ama internette gezerken çok ilginç bir yazıya denk geldim. Ve sizinle de paylaşmak istedim. Olay Balkanlarda Tırnova isimli bir yerde geçiyor. Söylenenlere göre ölen yeniçeriler gece mezarlarından çıkıyorlar ve etrafı darmaduman ediyorlar, insanları korkutuyorlarmış. Açıkçası bazı bilgilerime göre yeniçeriler zaten pek zapt edilemiyormuş. O yüzden öldüklerinde de buna devam etmeleri beni pek şaşırtmadı. Neyse devam edelim.. Duyumlar üzerine bunu yapan yeniçerilerin mezarları bulunmuş ve göbeklerine kazık çakma, kalplerini haşlama gibi ritüellerle bu hortlaklığa, vampirliğe artık neyse bu duruma son veriliyormuş. Bir süre sonra olay o kadar büyümüş ki o dönemde kadı olan Ahmet Şükrü Efendi'nin olayı anlattığı mektubu o zamanın resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi de yayınlanmıştır. (6 Ekim 1833)      Mektubu aynen yazıyorum:     " Tırnova'da cadılar türedi. Gün battıktan sonra evlere dadanıp, erzak namına ne varsa; un...

Ya Her Şey Çok Farklıysa

Selam farkettim ki bugüne kadar ki yazılarımda size sürekli tavsiyelerde bulunmuşum-oysa kendim bu tavasiyelerin hiç birine uyamazken. O yüzden bugün size çok farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Geçenlerde Kayseri'de bir müzeye gittim arkeoloji müzesine müze çok güzeldi teknolojiden fazlasıyla yararlanılmıştı gerçekten güzel bir müzeydi ama benim bahsetmek istediğim bu değil. Müzede lahitler, aslan başlı insanlar,başı insan vücudu aslanlar, insan başlı atlar ve tanrılar,tanrıçalar efsanevi hikayeler... Bunları gördükten sonra aklıma bir kaç soru takıldı acaba bunlar gerçekmiydi ? Bu kitabelerin doğru çevrildiğinde ne kadar eminiz? Falan falan ama bunlardan daha ilginç bir soru daha takıldı ki o da şuydu. Ya bunlar tamamen o zaman yaşayan insanların bir hikayesi ise. Yani demek istediğim şu ki bizim şuan yazdığımız,filmlerini çektiğimiz bir sürü fantastik hikayenin bizden binlerce yıl sonra yaşayan insanların farklı yorumlaması gibi sanki bizim onlara inandığımızı düşü...

BİRAZ DA ALGORİTMA

Bugün sizlerle farklı bir konu paylaşmak istedim. Çok ilgimi çeken bir algoritmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yalnız ondan önce algoritma nedir diye soracak olursanız, hemen açıklayayım: aslında hayatımız algoritma. Ama kelime anlamını sorarsanız; bir problemi çözmek için ya da bir amaca ulaşmak için tasarladığımız yol, adım adım çözmek anlamına gelmektedir. Hayatımızdan örnek verecek olursak; evimizdeki mutfak malzemelerinin bittiğini ve elimizde sınırlı miktar paramızın olduğunu düşünelim. İlk yaptığımız şey nedir? Bir liste çıkartmak. Listenin içerisine paramızın yeteceği şekilde, en çok ihtiyacımızın olduğu gereksinimleri yazarız. Yani her ay hepimiz minik bir algoritma işletiyoruz aslında.    Şimdi Yapay Arı Kolonisi Algoritması'ndan bahsedelim biraz. Erciyes Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa 2000'li yılların başında arıların sürü olarak yiyecek arama davranışlarını temel alarak geliştirilmiş bir optimizasyon algoritmasıd...

Hasır Ören Padişah

B ugün blogda yazı günü bende idi ne yazsam diye düşünürken aklıma geçen gün babaannemin anlattığı masal geldi daha doğrusu bir kıssadan hisse: "Bir gün bir padişah ve yaveri tebdili kıyafet ile halkın arasına karışmışlar. Sokakta dolaşırken su başında bir kızla karşılaşmışlar kız o kadar güzelmiş ki padişah görür görmez vurulmuş kıza hemen yaverini kızın yanına göndermiş.Yaver kıza  -Şu karşıda ki atın üzerindeki delikanlıyı görüyor musun işte o delikanlı sana taliptir. demiş. Kız  - Bana taliptir peki ama meziyeti nedir? Diye sormuş. Yaver bunun üzerine" meziyeti olmasa ne kendisi padişahtır" demiş.Kız ise "Meziyeti olmadıktan sonra padişah olsa ne olur" demiş.    Yaver olanları padişaha anlatmış padişah bu duruma çok bozulmuş saraya döner dönmez kendine bir meziyet aramış ve yaverlerine kendine hasır örmeyi öğretecek birini getirtmiş gel zaman git zaman padişah hasır örmeyi öğrenmiş.  Bir gün nasıl olmuşsa olmuş masal bu ya padişah esi...

BEKLEMEYİN, YAPIN. İÇİNİZDE SİNSİ BİR ŞEY OLABİLİR..

                   Vize haftası, hastalık vs. derken kendimi zor toparladım. Yazı yazmaya vakit ayıramadım. İnsan yarın ne olacağını bilemez demiştim ya. Kesinlikle öyle. 25 gündür tahminlerin yürütüldüğü, ilaç yazılamayan ve henüz tedavi olamadığım bir rahatsızlığım var. 5 tane bölüm gezdim. En son muayene olduğum poliklinik tanı için uygulayacağı işleme baya ileri bir tarih verdi. Ve ben başka ilde ki hastaneleri araştırıyorum. Artık özel-devlet ücretli-ücretsiz araştırma hastanesi vs. fark etmiyor.            Sağlık denen şey gerçekten önemli.. Çok uzun tutamayacağım. Çünkü; anlatacak çok şeyim varken aslında hiç bir şeyim yok.           Ne yapmak istiyorsanız bugün yapın! 1 günde her şey değişebilir ve bu ne kadar sürer kestiremezsiniz. Beklemeyin.           Sağlıcakla kalın!