Ana içeriğe atla

HAFİFE ALMA, ERTELEME, PİŞMAN OLMA!


Kendimi överek konuya gireceğim. Hafif, havada kalan yazılar yazdığımı düşünmüyorum. “YARIN OLACAKLAR HAKKINDA” yazımda belirttiğim gibi kimse geleceği bilemez, göremez. Tahmin yürütür. Bugünün tam tersini yarın yaşayabiliriz. Neyse gelelim sadede..
                Geçen haftadan beri karnım ağrıyor. İlk birkaç gün önemsemedim. Karın ağrısını kim önemser ki? 4. Gün artık yürümekte zorlanınca hastaneye uğradım. Velhasıl tahlildir odur budur derken kendimi acilde yatarken ve bir doktorun bana “Sabah ameliyata girebilirsin, bir şey yemek içmek yok artık.” derken buldum. Ben staj belgelerimi hazırlamış, biletimi almış, ertesi yola çıkmaya hazırlanıyordum. Ne ameliyatı şimdi!? Tabii hemen bizimkilere ulaştım, onların kalkıp gelmesi, yoldur vs. derken kendilerini hazırlasınlar her ihtimale karşı dedim. 1 saat sonra yeni tahlil, film sonuçlarına göre ameliyatlık durum yok, acilde yapılabilecek bir şey yok. Benim dahiliye ya da genel cerrahiye gitmem gerekiyor. Sonuçlarımı aldım, yurda gidiyorum. Ben sağlık öğrencisi olduğum için az çok bilgim var, tekrar tekrar okudum. Bizimkiler aradı ağlıyorum, arkadaşlarım mahvoldu. Gecenin 11'i ben ağlıyorum. Gecenin 12'si 1'i vs. derken ağlıyorum. Kendime koyduğum teşhis “Kanser.” ya.
                Neyse memlekete geldim, 2 gün boyunca hem ağladım hem kıvrandım. Sürekli hastalıklarım için doktora gitmem gerekiyor, nasıl fark edilmezdi ki? Böyle ciddi bir durum! Neyse, 3 günde iki doktora çıktım. Bugün bir doktor tahmin yürüttü. Teşhis için başka bir doktora gitmem gerekiyor. 1000'de 2 görülen bir hastalık. Acaba diğeri kim diye düşünüyorum. Artık işi şaka vurdum.
                Size şu 1 haftadır deneyimlediğim yaşam tecrübesinden yola çıkarak birkaç bir şey önereceğim;

1-      Kendine sorun, yarın ölecek olsanız veya çok ciddi bir hastalığınız varsa keşke diyeceğin bir durum var mı? Barıştığına, hayatına geri aldığına pişman olduğun insan var mı? Mesaj atmayı beklediğin, gurur yaptığın biri? Kalbini kırdığın yakın arkadaşın var mı? PİŞMANLIKLA ÖLME.
2-      Hedefin için ertelediğin, görmezden geldiğin durumlar var mı? Misal; Üniversite sınavı için çalışıyorsun ama kilo vermeyi bu dönemde erteliyorsun ya da ailenin planlarını çoğu zaman görmezden geliyorsun. Çıkıp hava almıyorsun, o yeni yapılan yere gitmedin daha gibi..
3-      Zararlı alışkanlığın var mı?

Yaptığım şeyler bana yetmiyordu. Daha iyisi için uğraşıyordum, üniversitede okuduğum bölüm tamam sağlık bölümü, güzel. Ama neden tıp değildi? Deliriyor, çabalıyordum. Erkek arkadaşım vardı, neden ilgi göstermiyordu, her dakika yazmıyordu. Kavgalar tartışmalar.. Onu da kaybetmiştim. Sürekli bir stres sürekli yemek yeme isteği. İyi olmak için, ilaçlar.
                Resim yapmayı bırakmıştım, şiir yazmayı, erkek arkadaşımla anlaşmayı. Kitap okumaya ara vermiştim, yürümüyordum, fotoğraf çekilmiyordum. Ben kendime en büyük kötülüğü yapıyormuşum. Nefes almayarak, şimdi nefes alma zamanı!

Yaşadığım bu bir hafta size örnek olsun. Sağlıkla kalın. Gülümseyin. Çoğu şeyden vazgeçin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BEKLEMEYİN, YAPIN. İÇİNİZDE SİNSİ BİR ŞEY OLABİLİR..

                   Vize haftası, hastalık vs. derken kendimi zor toparladım. Yazı yazmaya vakit ayıramadım. İnsan yarın ne olacağını bilemez demiştim ya. Kesinlikle öyle. 25 gündür tahminlerin yürütüldüğü, ilaç yazılamayan ve henüz tedavi olamadığım bir rahatsızlığım var. 5 tane bölüm gezdim. En son muayene olduğum poliklinik tanı için uygulayacağı işleme baya ileri bir tarih verdi. Ve ben başka ilde ki hastaneleri araştırıyorum. Artık özel-devlet ücretli-ücretsiz araştırma hastanesi vs. fark etmiyor.            Sağlık denen şey gerçekten önemli.. Çok uzun tutamayacağım. Çünkü; anlatacak çok şeyim varken aslında hiç bir şeyim yok.           Ne yapmak istiyorsanız bugün yapın! 1 günde her şey değişebilir ve bu ne kadar sürer kestiremezsiniz. Beklemeyin.           Sağlıcakla kalın!

Pijamalı Kız

Evet bu aralar başlıktaki kız tam olarak benim. Yeni mezun bir işsiz olarak hayatım biraz zor ve sıkıcı geçiyor açıkcası. Yeni mezun olacak arkadaşları korkutmak istemem ama onca yıl okul okumaya alışmışken birden hayatından en büyük uğraşının çıkarılması insanı biraz üzüyor. Başta okulunun bitmesi fikri çok harika görünsede realitede maalesef öyle bir durum yok. Ama tabi ki tüm bunlara rağmen boş oturuyor gibi algılamayın. Peki napıyorum mesela alese girdim inşallah eylülde kendimi herhangi bir üniversiteye kabul ettirebilirsem yüksek lisansa başlıyacağım; ama o zamana kadar bir işte çalışmak istedim  tabi ki kendime göre bir iş bulamadım. Bu yüzden evdeyim bol bol sıkılmalı günler geçiriyorum. Amacım sizi sıkmak veya korkutmak değil aksine yeni mezun olacak arkadaşlar benim düştüğüm hataya düşmeyin demek. Tavsiyem daha okulunuzun bitmesine en az 5 6 ay varken mezun olduktan sonra ne yapmak istediğinize bir an önce karar vermeniz ve bu kararınıza körü körüne bağlanmamanız gerekiyo...

GÖKYÜZÜNDEKİ KRİSTALLER

    Her gece başımızı gökyüzüne çevirdiğimizde, şehir ışıklarından dolayı görmekte zorlandığımız minik parlak kristaller... Yıldızlardan bahsediyoruz evet. Kaç çeşit olduğunu merak ettiniz mi? Ben size bu soruyu sorduğumda aklınızdan "beyaz cüce, kırmızı dev " gibi cümlecikler geçtiyse bunları kafanızdan atın çünkü bunlar yıldızın evreleridir, çeşitleri değil .     Yıldızları sınıflandırmak için William Wilson Morgan ve Philip C Keenan 1943 yılında kafa kafaya vermişler. Yıldızları spektral tipine yani sıcaklıklarına göre sınıflandırmışlar ve buldukları bu yönteme ise " Morgan-Keenan " yöntemi demişlerdir. Spektral tipleri belirleyebilmek için bazı harfleri kullanmışlardır: O, B, A, F, G, K, M.(En ağırdan en hafife) Bu harfler yıldızın kütlesini ve tayf türünü sembolize eder. Harfleri akılda tutmak için bir kodlama bile var: ' O h B e A F ine G irl  K iss M e'       Yıldız sınıfları da kendi içlerinde bölümlere ayrılmaktadır. 0'dan 9'a do...